Necmettin Erbakan: Milli Görüş'ün Kurucusu ve İslamcı Siyasetin Öncüsü
Türk siyasi tarihinde iz bırakan isimler arasında Necmettin Erbakan, hem destekçileri hem de karşıtları açısından görmezden gelinmesi imkânsız bir figürdür. Onlarca yıl boyunca kurduğu partilerle, savunduğu fikirlerle ve maruz kaldığı yasaklarla Türkiye'nin gündemini şekillendiren Erbakan; mühendislikten siyasete uzanan çok boyutlu bir yaşam sürdü.
Köklü Bir Aileden Gelen Mühendis
Necmettin Erbakan, 29 Ekim 1926'da Sinop'ta dünyaya geldi. Kadı kökenli, dindar ve köklü bir aileye mensup olan Erbakan, küçük yaşlardan itibaren hem dini hem de akademik eğitime büyük önem verdi. İstanbul'da lise eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi'nde makine mühendisliği okudu ve bölümünü birincilikle bitirdi.
Akademik kariyerini sürdürmek için Almanya'ya giden Erbakan, Aachen Teknik Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Dizel motorlar alanındaki uzmanlığı sayesinde Almanya'da tanınan bir mühendis hâline geldi; Alman ordusuna motor üretimi konusunda danışmanlık bile yaptı. Yurda dönüşünde İTÜ'de öğretim üyesi olarak görev aldı ve Gümüş Motor adıyla Türkiye'nin ilk yerli tank motorunu geliştirme projesinde yer aldı.
Siyasete Adım Atış
Erbakan'ın siyasetle tanışması, iş dünyasındaki deneyimleriyle şekillendi. 1960'larda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) genel sekreterlik ve başkanlık görevleri üstlendi. Bu dönemde Anadolu'nun küçük ve orta ölçekli esnaf ile sanayicilerinin sorunlarını yakından tanıdı. Büyük sermayenin ve Batı yanlısı politikaların bu kesimleri dışladığını düşünen Erbakan, alternatif bir ekonomi ve siyaset anlayışı geliştirmeye başladı.
1969'da bağımsız aday olarak Konya'dan milletvekili seçilen Erbakan, 1970'te Milli Nizam Partisi'ni (MNP) kurdu. Laiklik ilkelerine aykırı bulunarak 1971'de kapatılan bu partinin ardından 1972'de Milli Selamet Partisi'ni (MSP) kurdu. MSP, 1973 ve 1977 seçimlerinde önemli oy oranları elde ederek koalisyon ortağı konumuna yükseldi. Erbakan, bu dönemde iki ayrı hükümette başbakan yardımcılığı görevini üstlendi.
Milli Görüş İdeolojisi
Erbakan'ın tüm siyasi yaşamına damgasını vuran temel kavram "Milli Görüş"tür. Bu ideoloji; Batı'dan ve uluslararası finans kuruluşlarından bağımsız, kendi teknolojisini ve sanayisini geliştiren, İslam değerleriyle bütünleşmiş bir Türkiye vizyonuna dayanıyordu. Erbakan, NATO üyeliğine, IMF'ye ve Avrupa Birliği sürecine şüpheyle yaklaşarak İslam ülkeleriyle kurulan D-8 gibi alternatif iş birliği platformlarını savundu.
1980 askerî darbesinin ardından tüm siyasi partiler kapatıldı; Erbakan da siyasi yasakla karşı karşıya kaldı. 1983'te yasağın kalkmasının ardından 1983'te Refah Partisi'ni (RP) kurarak siyasete döndü. Refah Partisi, 1994 yerel seçimlerinde büyük bir başarı elde ederek İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok büyükşehir belediyesini kazandı.
Başbakanlık ve 28 Şubat Süreci
1995 genel seçimlerinde Refah Partisi, yüzde yirmiyi aşan oy oranıyla birinci parti oldu. Uzun süren koalisyon müzakerelerinin ardından Erbakan, Haziran 1996'da Doğru Yol Partisi ile ortaklık kurarak başbakanlık koltuğuna oturdu. Türkiye'nin, açıkça İslamcı bir söyleme sahip ilk başbakanı olan Erbakan'ın göreve gelmesi, laik kesimler ve ordu tarafından büyük kaygıyla karşılandı.
Başbakanlığı döneminde Libya ve İran gibi ülkelere gerçekleştirdiği ziyaretler, yurt içinde sert eleştirilere yol açtı. 28 Şubat 1997'de gerçekleştirilen Millî Güvenlik Kurulu toplantısı, Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçti. Ordu destekli baskılar sonucunda Erbakan, Haziran 1997'de istifa etmek zorunda kaldı. Refah Partisi de 1998'de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı; Erbakan'a beş yıl siyasi yasak getirildi.
Yılmayan Bir Siyasetçi
Siyasi yasaklar ve parti kapatmalar Erbakan'ı durduramadı. Fazilet Partisi ve ardından Saadet Partisi, onun çizgisini sürdüren yapılar olarak sahneye çıktı. Erbakan, yasağının sona ermesinin ardından 2003'te Saadet Partisi'nin genel başkanlığını üstlendi.
Bu dönemde dikkat çekici bir gelişme yaşandı: Erbakan'ın siyasi mirasını sahiplenen isimlerden Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, Saadet Partisi'nden ayrılarak 2001'de Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AKP) kurdu. İki kanat arasındaki bu ayrışma, Türk siyasetinde derin izler bıraktı.
Son Yıllar ve Vefatı
Yaşlılığına karşın siyasi faaliyetlerini sürdüren Erbakan, 2011 genel seçimlerinde Saadet Partisi'ni bizzat yönetti. Ancak seçim kampanyası sırasında sağlık durumu hızla kötüleşti. Necmettin Erbakan, 27 Şubat 2011'de Ankara'da hayatını kaybetti. Cenazesine yüz binlerce kişi katıldı; bu kalabalık, onun Türkiye'deki siyasi etkisinin somut bir göstergesiydi.
Tartışmalı Ama Silinmez Bir Miras
Necmettin Erbakan, Türk siyasetinde derin izler bırakan, sevenler ve karşı çıkanlar tarafından eşit ölçüde tutkuyla tartışılan nadir isimlerden biridir. Kurduğu beş ayrı parti, yetiştirdiği siyasetçi kuşakları ve savunduğu ideoloji; bugün hâlâ Türkiye'nin siyasi gündemini dolaylı biçimde etkilemektedir. Erbakan'ı anlamak, modern Türkiye'yi anlamanın vazgeçilmez bir parçasıdır.